Etiket:deyimler

Türkçede olduğu gibi ingilizcede de birçok deyim vardır. İngilizce deyimlerin bazılarını aşağıda bulaiblirsiniz, ingilizce deyimler sayfamızı yakında dahada geliştireceğiz.
Love is blind: Aşk kördür.
Love makes all hearts gentle: aşk bütün kalpleri yumuşatır.
Money Talks: Para insanı konuşturur.
Money breads money: Para Parayı çeker
One swallow does not make a summer: Bir çiçekle yaz bitmez
He who laughs last,laughs best: Son gülen iyi güler

Devamını oku...  


Sözcüklerin kendi anlamlarından ayrı bir anlam için biraraya gelerek, halk dilinde yüzyıllardır söylene söylene kalıplaşmış bir ifadeye dönüşmesi.

Deyimler, bir durum ya da kavramla ilgili ayrıntıları içerir; az sözle çok şey anlatılmasını sağlar. Bir dilin en zengin ve renkli malzemesidir; dilin gücünün göstergesidir. Toplumun geçmişinin, yaşam birikiminin, kültürel ve sosyal kimliğinin işaretlerini taşır. Kalıplaşmıştır; kalıbın içinde yer alan sözcükler eş anlamlı ya da yakın anlamlı başka sözcüklerle değiştirilemez.

Örnek:

Göze gelmek: Göz değmesi.
Göze girmek: Dikkat çekerek ilgi ve değer kazanmak.
Gözden çıkarmak: Vazgeçmek, feda edebilmek.
Gözü yememek: Bir işi yapabilecek gücü ve güveni kendinde bulamamak.
Gözü kesmek: Bir şeyi yapabileceğine güvenmek.
Göze almak: Bir şeyi yapabilecek cesareti göstermek, o fedakârlıkta bulunabilmek.
Gözünü alamamak: Bakmaya doyamamak.
Gözü ısırmak: Tanıyacak gibi olmak.
Gözü tutmamak: Güvenmemek, beğenmemek.
Gözü ilişmek: İstemeden, birdenbire görüvermek
Gözleri yaşarmak: Duygulanmak, ağlayacak gibi olmak.
Gözlerinin içi gülmek: Çok sevindiği gözlerinden anlaşılmak
Örnek:

 
Canı çıkmak: Çok yorulmak; ölmek; çok yıpranmak
Canı burnunda olmak: Çok yorgun ve kızgın olmak.
Can kulağı ile dinlemek: Çok dikkatli dinlemek
Canından bezmek: Ölecek kadar sıkıntı içinde olmak
Canına susamak: Bela aramak
 
Powered by Tags for Joomla
Su Anda Burdasin  : Anasayfa